Koşullu Sev(me)..

Koşullu Sev(me)..

Bir varmış bir yokmuş, yıllar yıllar önce henüz minik bir çocukken, yaramazlık yapmazsan severim seni, yemeğini bitirirsen parka götürürüm seni cümleleriyle büyümüş… Okula başladığında ise işler biraz daha değişmiş. Karnen iyi olursa o çok istediğin bisikleti alacağız demişler mesela. Okuldan şikayet gelirse sevilmeyeceğine inandırmış hep kendini çünkü ancak uslu durursa sevileceğini kaydetmiş minik beyni. Yıllar yıllar sonra uslu ve çok başarılı bir yetişkin olmuş. Tıpkı babasının istediği gibi. Herkesin imrendiği okullarda okumuş, başarılara ardı ardına imza atmış. Tek bir takdir almamış ama babasından, sadece yapması gerekenleri yapmışcasına rutine dönmüş hayatı. Her şeyi tam olsa da bir şeyler hep eksikmiş, çocuk yanı orada tamamlanmayı, yaramazlık yapsa dahi sevilmeyi, sevilmesinin başarılarına bağlı olmamasını kısaca koşulsuz sevgiyi aramış durmuş. Hep bunu ararken trajikomik şekilde tam da alıştığı gibi kendisini koşulla sevebilecek insanları çekmiş hayatına. Alıştığı gibi yaşamış, ama artık çok yorgunmuş üstelik bir de zorla baş edebileceği bir hastalığı varmış. Doktorlar artık bırak her şeyi yapacak bir şey kalmadı sadece yaşa demişler, kendin için yaşa bu sürede…

Çocuklarımıza sevgimizi nasıl hissettiriyoruz ?
Başarılı olduklarında mı ?
Uslu durduklarında mı?
Yoksa sadece hasta olduklarında mı ?
Onlar İçin en iyisini düşünen bizler, bazen onarılamayacak yaralar açıyoruz hayatlarında. Sonra en çok biz üzülüyoruz…

Kimler Neler Demiş?

avatar