Ufak Tefek Tavsiyeler

Ufak Tefek Tavsiyeler

Sevgili Okurlar,

Bu hafta Almanya Heidelberg’de, 2015 yılında üniversitede bilimsel araştırmacı olarak çalışmaya başlar başlamaz kurduğum tiyatro grubunun 10. projesini gerçekleştirdik: “Kartoffelsalat”. Biletlerin günler öncesinden tükendiği bu projenin duyurusunu sosyal medyada yapmaya başladığımdan beri özellikle gençlerden pek çok soru ve tavsiye isteği geldi. Bu sorular daha çok derslere nasıl ve günde kaç saat çalışılması gerektiğiyle, okul zamanlarımda konsantrasyonumu nasıl topladığım ile ilgiliydi. Son olarak da, bu kadar yoğun bilimsel çalışmanın içinde, tiyatro gibi zaman alan bir hobiyi nasıl idare ettiğim sorusu geldi. Ben de bu yazımda bu sorulardan yola çıkarak hem gençlere hem geçkinlere bilimsel çalışmalarla da desteklenen birkaç tavsiyede bulunmak istedim.

*

Tiyatromuzun üyelerinin hemen hemen tamamı üniversitede çalışan araştırmacılar, doktora ya da yüksek lisans öğrencileri. 5 yıldan beri 35 farklı milletten 70’e yakın bilim insanı bu tiyatro grubuna katılıp aktif rol aldılar. Günde bazen 16 saatini laboratuvarda geçiren, hafta sonları da çalışmaya devam eden, bolca konferans gezip konuşma veren bu bilim insanlarının tiyatroya olan ilgisi benim için de büyük bir sürpriz oldu. Bu ilgi nereden geliyor olabilir diye, bu konu üzerine yazılmış makaleleri biraz kurcalamaya başladım.

*

Bizim tiyatro grubu için anlatmak gerekirse, çok başarılı araştırmacılardan yüksek lisans öğrencilerine kadar hemen hepsinin dikkatlerini toplamak, konsantrasyonlarını yüksek tutmak için yaptığı çok önemli bir şey var: Düzenli aktivite. Bu aktivite onların iş alanlarından tamamen farklı, çok severek yaptıkları bir uğraş. Kimisi için koşuya çıkmak, evde spor yapmak, sabah erkenden kürek çekmek, futbol oynamak, kimisi için de müzik aleti çalmak, yeni bir dil öğrenmek, bilgisayar oyunu oynamak, yemek yapmak. Kimsenin umurumda değil ne kadar iyi bir koşucu, ne kadar iyi çalıyor müzik aletini, ya da iyi bir futbol oyuncusu mu ama tek bir kural var: Her hafta aynı saatte bu aktiviteyi yapmak –bilgisayar oyunu bile olsa. Bir sonraki güne iş mi yetişecek, hiç önemli değil o kürek çekilecek. Bir de insan kürek çektikçe güzelleşiyor, o da ayrı konu. Bir sonraki gün sınav mı var, hiç önemli değil, o koşuya çıkılacak -hiç bir bahane üretmeden. Benim hocam mesela, fiziksel olarak ufacık tefecik bir insan, şimdi Chicago Üniversitesi’nde profesör oldu. Her cumartesi, Amerikan futbolu oynayıp akşam yara bere içinde laboratuvara gelip çalışmaya devam ederdi. Evine gitsene be adam, çoluğun çocuğun var derdik biz de cumartesi günü çalışan öğrenciler olarak – ama içimizden tabii.

*

Yapılan kapsamlı çalışmalar, düzenli aktivitenin insanların başarısına sağladığı katkının sadece bizim tiyatro grubundaki bilim insanlarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. E. Basch’ın 2010 yılında yazdığı rapora göre düzenli fiziksel aktivite yapan gençlerin genel akademik performansları, yapmayanlara göre daha yüksek. 2005’de Grissom’un ve 2007’de Castelli ve grubunun yaptığı çalışmalar düzenli spor yapanların yapmayanlara göre özellikle matematik ve dil sınavlarında daha başarılı olduğunu göstermiş. Bu çalışma öncülüğünde, 2008 yılında ise Chomitz’in çalışma grubu öğrencilere düzenli spor yaptırarak matematik notlarını artırmayı başarmışlar. İşin ilginci 20, 30 ve 40 dakikalık düzenli aktiviteler işe yaramazken, en az 50 dakika süren bir düzenli aktivite bu başarıyı sağlamış. Boeker’in 2011 yılında düzenli fiziksel aktivitenin beyinde bilinç ve dikkatle ilgili kısımları aktif hale getirdiğini göstermiş. Yani düzenli ve yeterince uzun bir fiziksel aktivite sizi derslerinizden, çalışmalarınızdan ayrı bırakmaz, aksine onları destekler.

*

Bizim tiyatro grubundaki insanların sıkça duyduğu „hem derslerinizde/akademik hayatta bu kadar iyisiniz, hem de bolca aktivite yapıyorsunuz, nasıl oluyor bu iş?“ sorusunun cevabı, bu arkadaşların bolca ve düzenli aktivite yapmaları sayesinde başarılı olabilmeleri olsa gerek. Muhtemelen bu nedenle tek kişi ile başlayan tiyatro grubu, bu hafta sahneye 30 kişilik çoğu çok başarılı akademisyenlerden oluşan bir grupla çıktı. Sonuç olarak soranlara, dersler ve dikkat problemleri ile ilgili verebileceğim en önemli tavsiye, bir sanat ya da spor dalında düzenli aktivitelerde bulmaları ve bunlarını hiç bir bahane üretmeden, tek seferde en az 50 dakika boyunca, ellerinden gelen en iyi şekilde yapmaları olacaktır. Mutlu, neşeli, aktivitelerle dolu bir hafta dilerim, sadece gençlere değil, aynı zamanda geçkinlere de. Almanya’dan selamlar sevgiler… İletişim için Instagram’dan velivuraluslu hesabını kullanabilirsiniz.

 

bahane yok, kosmaya devam

Kimler Neler Demiş?

avatar