Yaşamın Şifreleri

Yaşamın Şifreleri

 

YAŞAMIN ŞİFRELERİ

Yaşam denilen karmaşık, zor ve her anı mücadele ile geçen bütün canlılara ömür diye tanımlanan süreç, yaptıklarımız ile yapamadıklarımızın toplamına denk gelmektedir. Hepimizin, bir ucu açık ancak içerisine girince nelerle karşılaşacağımızı bilmediğimiz, ön göremediğimiz, kestiremediğimiz bu tünelin çıkış zaman ve anında hangi durumda olacağımızı tayin etmek şansımız da bulunmamaktadır. Bu nedenle, olası her probleme çözüm üretme yeteneğine sahip donanımlı, idmanlı bir şekilde yola çıkarsak en az hasarla yolu tamamlamayla birlikte mücadele ettiğimiz paydaşlarımızdan da önde ve daha başarılı olacağımız gerçeğini bilmekte yarar vardır.

Zorluk derecesi tayin edilemeyen her bilinmez için bol alternatifli, ayrıntılı hareket tarzlarıyla dolu yaşam kılavuzu ile kendimizi daha güvenli hale getirebiliriz. Biz neler yapıp yapamayacağımızı kısacası kendi imkân ve kabiliyetlerimizi bildiğimiz oranda güçlü oluruz. Bu gücü şayet üstün yeteneklerle yaratılmışsak kendi kendimize kazanabileceğimiz gibi dışarıdan destek ve eğitim katkısı alarak da sağlayabiliriz. Bu anlamda son derece profesyonel ekiplerin varlığından dolayı ülkemizin yetişmiş insan kaynağı sorunu olmadığını biliyoruz. Ancak öğrenmeyi öğrenmek prensibi çerçevesinde öncelikle neye ve kime ihtiyaç duyduğumuz konusunda hazırlıklı olunmalıdır. Teşhisi doğru yaptığımız oranda tedavideki başarı şansımız da bir kadar fazla olacaktır. Bilinmeyen her şey korku yaratır, bilinmeyenden daima kaçılır ve uzaklaşılır. Öğrendikçe kolaylıkla üstesinden gelindikçe başardıkça mutluluk katsayısının doğru orantılı olarak yükseldiğini yapılan deney ve bilimsel araştırmalardan bilmekteyiz. Bu gerçeklikten dolayı sürekli bilinmeyenlerle mücadele edilmeli, onu yenmek asıl hedefimiz olmalıdır.

Her türlü engel ve bir o kadar da engelsiz sayılabilecek bir hayat parkuru üzerinde yaşamımızı planlarken atılacak her adımın öncesinde duygusal zekâ perspektifinde düşünerek hareket etmek zorundayız. Yaradılış itibari ile gelişmeye, dönüşüme, yeniliklere değişen doğa koşullarına uyum sağlamaya son derece müsait yapıda olduğumuzdan şikâyet etmekten ziyade yeni durumlara uygun zemin ve ortamlar yaratmaya yönelik enerjimizi tüketmeliyiz. Aksi takdirde mutsuzluk ve başarısızlık kaçınılmaz olacaktır.

 

Çok farklı, aykırı sayılabilecek fantastik düşünceler olmayan bu bilinenlerle mesleki sosyal ve ailevi yaşantımızı yeniden programlama azim ve kararlılığımızı gösterebileceğimiz ölçüde huzur, özgüven ile keyifli mutlu yaşama katsayımızın da yükseleceği gerçeğini kabul etmeliyiz.

 

Olumlu ve pozitif düşüncelerle dolu bir beyin her zaman karamsar ve negatif ruh haline sahip bir bedenden daha avantajlı, daha sağduyulu, etki tepki prensibini çok çabuk uygulayabilen bir konuma sahip olacaktır. Kendimize ve birlikte çalıştığımız ekibimizdeki insanlara güvenmeliyiz.

 

Bu hayatı birlikte yaşadığımız ve birçok şeyi paylaştığımız insanlara güvenelim derken ‘’tanımadan asla’’ kuralını da unutmayalım. Peki buna karşın yanılma ve aldanma olacak mıdır? Elbette ki olacaktır. İşte bu ince sınır yaşadıkça kazanılan tecrübe dediğimiz olgu ile nispeten minimum seviyelere indirilebilir.

 

Günümüzde iletişim araçları ile sürekli işlenen adeta beyinlerimize kazınan çoğunlukla olumsuz örneklerin işlendiği programlarla toplumda aşırı boyutlarda bir güvensizlik anlayışı yerleşmiş oldu. Bunun sorumlusu tek başına medya olamaz. Onlar olmayanı değil mevcut gerçek olayları bize aktarıyorlar. Hepimizin silkelenerek toplum ve birey olarak nereye gidiyoruz sorusunun yanıtını aramak için eyleme geçmemiz gerekmektedir.

 

Yeryüzünü cennet ya da cehenneme çevirmek bizim elimizdedir. O halde gelin hep birlikte güzel bir dünyada yaşamak adına mücadele edelim. Kibir ve hırslarımızdan arınalım. Kendimizi, herkesi ve her şeyi sevelim. Sevginin hâkim olduğu ortamlarda yaşamak dileği ile…

 

Niyazi ASLANTAŞ

Kimler Neler Demiş?

avatar